Merhaba , bu ilk ziyaretinizse? Kayıt olmak için tıklayın.
Üye paneli
Kullanıcı Adı

Şifreniz




Cilt hastalıkları

Sağlıklı Yaşam kategorisinde açılmış olan Cilt hastalıkları konusu , Saç Dökülmesi ve Tedavisi Saç dökülmesi bir çok kişinin şikayetçi olduğu bir problemdir. Problemin saç dökülmesinde bir artış mı, yoksa saçlarda seyrelme veya kelleşme mi olduğu muhakkak belirlenmelidir. Saç dökülmesi ...



  1. #17
    By.Kutlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Çevrim Dışı Patron
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    8.104
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Cilt hastalıkları


    Saç Dökülmesi ve Tedavisi

    Saç dökülmesi bir çok kişinin şikayetçi olduğu bir problemdir. Problemin saç dökülmesinde bir artış mı, yoksa saçlarda seyrelme veya kelleşme mi olduğu muhakkak belirlenmelidir. Saç dökülmesi en çok tarama ve yıkanma esnasında belirginleşir.
    Normalde saçlarımız ne kadar dökülür?
    Günde 100 kadar yıkama sonrasında ise 200’e yakın saçın dökülmesi normaldir. Bu sayının üzerindeki dökülmeler normal değildir ve bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
    Hangi tip saç dökülmeleri olağandır ve tedavi gerektirmez?
    Doğum, ateşli hastalık ve ağır hastalık, yaralanma ve cerrahi girişim gibi durumlardan 2-3 ay sonra saçlarda dökülme görülebilir. Bazen de guatr tedavisinde kullanılan ilaçlar, A vitamini, kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar dökülmeye neden olabilir. Bu tarz dökülmelerde saçlı deri normaldir. Tedavi gerekmez, saçlar genellikle kendiliğinden gelir.
    İç hastalıklarına bağlı gelişen dökülmeler nelerdir?
    Demir eksikliğine bağlı kansızlık, guatr gibi hastalıklarda saçlar dökülebilir. Bu durumda dökülmenin durması için altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir.
    Saç kıran nasıl bir saç dökülmesidir ve nasıl tedavi edilir?
    Halk arasında saç kıran olarak bilinen, alopesi araeta hastalığında ise iyi sınırlı para şeklinde saçların tamamıyla döküldüğü alanlar vardır. Tedavide kapalı uygulama ile kortizonlu krem uygulaması, saçsız alanlara kortizon enjeksiyonu yapılabilir. Bazen sistemik kortizon tedavisi uygulanabilir. Ayrıca saç çıkışını uyaran bazı ilaçlar da tedavide kullanılabilir. Bu tip saç dökülmelerinde muhakkak bir Dermatoloji Uzmanına başvurulmalıdır.

    Erkek tipi saç dökülmesi nedir?
    Erkek tipi saç dökülmesi, sıklıkla erkeklerde görülen, fakat son yıllarda kadınlarda da sık görülmeye başlayan, şakak ve tepedeki saçların seyreldiği veya tamamen döküldüğü bir hastalıktır. Bu tip dökülme erkeklerde daha fazla görüldüğü için erkek tipi saç dökülmesi veya kalıtsal saç dökülmesi olarak bilinir. Erkeklerde bu tip saç dökülmesi şakak ve tepe bölgesinde görülür. Kadınlarda ise saçlı derinin üst bölümündeki saçların bütününde seyrelme görülür. Saçların seyreldiği bu alanların kenarlarında olgunlaşmamış ince, kısa, uca doğru giderek incelen saçlar bulunur.
    Erkek tipi dökülmenin tedavisi nasıl yapılır?
    Tedavide Minoksidil % 2 lik solüsyonun günde 2 kez 6 aylık süre ile uygulanması, erkeklerin %30unda, kadınların ise daha fazlasında, kozmetik olarak fark edilebilen saç çıkışı olur. En iyi yanıt, saçlarında seyrelme olup, kellik gelişmemiş hastalarda alınır. Bu tedavi saçlarında dökülme olan yaşlı kadınlarda da etkilidir.Diğer tedavi yöntemi ise erkek hastalar tarafından finasterid içeren bir hapın günde bir kez kullanılmasıdır. Finasterid kıl kökünde aktif erkeklik hormonu oluşmasını engelleyerek etkili olur.
    Kadınlarda dökülme ile birlikte sivilce, kıllanma artışı, adet düzensizliği problemi var ise Dermatoloji Uzmanı tarafından derin araştırma yapılmalıdır.

    Bu tedavilere cevap vermeyen olgularda başın enseye yakın bölgesinden alınan saç transplantları 1-2 saç kökü içeren küçük deri parçaları halinde saçın ön bölümüne ekilebilir

    Bir ülkenin geleceği mühendislerinin becerisi ile sınırlıdır..!
    Taklitlerimden ve WebKutlu.Com taklitlerinden sakının

  2. #18
    By.Kutlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Çevrim Dışı Patron
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    8.104
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Cilt hastalıkları

    Rosacea

    Rosacea yüzde kızarıklık ve şişme ile karakterize yaygın bir deri hastalığıdır. Sıklıkla erişkin aknesi olarak bilinir. Yüzün orta kısmında başlayıp, yanak, alın, çene ve burnu tutan kızarıklık olur. Bazen kulaklar, sırt ve göğüste etkilenebilir. Hastalık ilerlediğinde küçük kılcal damar genişlemeleri ve üzerinde küçük kırmızı kabartılar meydana gelir. Bununla beraber aknedeki (sivilce) siyah noktalar yoktur.
    Hastalık ilk başladığında kendiliğinden iyileşip tekrar edebilir. Fakat deri rengi normale dönmüyorsa ve sivilce benzeri kızarıklıklar, kılcal damar genişlemeleri mevcut ise muhakkak bir dermatoloji uzmanına muayene olunuz. Bu durum nadiren kendiliğinden gerileyebilir, genellikle yıllar sürer, tedavi edilmezse hastalık kötüleşir.
    Rosacea nasıl tanınır?
    Rosecea da yüzde küçük, kırmızı, bazıları da iltihaplı kabarcıklar olabilir. Deri yüzeyinde bir çok ince kılcal damar vardır. Bu yüzde kalıcı bir kızarıklığa neden olur. Rosaceanın daha ilerlemiş şekli rinofima olarak bilinir. Rinofima da yağ bezleri genişlediğinden kabarık kırmızı bir burun ve çene görüntüsü vardır. Rinofima kadınlarda nadir görülür.
    Yanakta Rozaceaya ait damarsal genişlemeler

    Hastaların yaklaşık % 50 sinde göz tutulumu vardır. Bazı rosacea hastalarında konjuktivit denen, gözde yanma batma ile seyreden bir durum ortaya çıkabilir. Bu durum tedavi edilmezse gözde ciddi reaksiyonlara neden olabilir.

    Kimler rosacea açısından risk taşırlar?
    Rosasea daha çok açık tenli kimselerde görülür. Hastalık erkekler ve kadınlarda, herhangi bir yaşta, hatta çocukluk da bile gelişebilir.Özellikle kadınlarda, 30-50 yaşlar arasında görülen bir hastalıktır. Bilinmeyen bir nedenle hastalık kadınlarda daha fazla rastlanır ve bazen menapozda görülrbilir. Rosacea genellikle uzun bir süreç içinde meydana gelir. İlk olarak yüz kızarıklığına eğilim, kozmetiklere olan hassasiyet ile başlar. Utanma gibi ruhsal olaylarda kızarıklık tetiklenir.
    Rosacea hastalarının yapması ve yapmaması gerekenler
    Rosaceanın gerçek nedeni bilinmemektedir. En iyi korunma yolu yüzde kızarıklık oluşturan nedenlerden uzak kalmaktır.

    Sıcak içeceklerden, baharatlı gıdalardan, kafeinli ve alkollü içeceklerden kaçının. Alkol rosacea hastasının bulgularının şiddetlendirmekle beraber, hiç alkol alınmasa da hastalık şiddetli olabilir. Bu durum alkolizm ile yakından ilişkilidir.
    Rosacea hastaları güneşten korunmalıdırlar. Güneşten korunmak için şapka takmalı ve 15 faktörün üzerinde güneşten koruyucu kullanmalıdırlar. Sıcak ve soğuk hava hastalığın bulgularını arttırabildiğinden kaçınılmalıdır.
    Yüzü ovuşturmak ve masaj yapmaktan kaçınılmalıdır. Yüzün ovuşturulması deriyi tahriş ederek kızarıklığı arttırır.
    Serin ortamda egzersiz yapın. Fazla sıcak ortamda kalmayın.
    Tahriş edici kozmetik ürünlerden kaçının. Sprey kullanırken yüzünüze gelmesinden kaçının. Yüzünüzde kızarma oluşturan gıda, ürün, aktivite, ilaç ve diğer tetikleyici faktörlerden uzak durun.
    Tedavi seçenekleri
    Bir çok kişi rosaceayı bilmediği için hastalığı erken dönemde fark edemez. Tedavide ilk adım hastalığa tanı koymaktır. Dermatoloji uzmanları hastaya göre değişen kombine tedaviler uygulamaktadırlar. Bu tedavi ile rosaceanın ilerlemesini, bazen de tekrar etmesini engeller. Doktorunuz tarafından jel veya kremler yazılabilir. İlk 3-4 haftada hafif bir iyileşme, belirgin iyileşme ise 2. ayda görülür. Ağızdan alınan antibiyotikler daha hızlı bir iyileşme sağlarlar. Kortizonlu kremler rosaceadaki kızarıklığı azaltabilir. Bununla birlikte 2 haftadan uzun süre kullanılmaları yasaklanmalıdır. En iyisi bu tedavileri Dermatoloji uzmanı kontrolünde uygulamaktır.

    Kalıcı damar genişlemeleri laser tedavisi ile giderilebilir. Kozmetik amaçlı yeşil renkli fondotenler kamuflaj için kullanılabilir.

    Deride tahriş yapabilecek faktörlerden kaçınmak gerekir. Günlük kullanılan sabunlar, nemlendiriciler ve güneşten koruyucular alkolsüz olmalı, tahriş edici ajanlar içermemelidir. Dışarıda kalındığında, özellikle sıcak yaz günlerinde 15 faktörün üzerindeki güneşten koruyucular kullanılmalıdır.
    Diğer tedaviler
    Rinofima genellikle cerrahi olarak tedavi edilir. Fazla doku elektrocerrahi veya laser cerrahisi ile alınır. Dermabrasyon denilen cerrahi bir metod derinin üst yüzeyini düzleştirmek için kullanılır. Rosaceanın başarılı tedavisi erken tanı ve tedavi ile yapılabilir. Ayrıca Dermatoloji Uzmanınızın uyarılarına da uymak önemlidir. Rosacea erken evrelerinde tedavi edilirse kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Tedavi edilmezse rosacea kötüleşir ve tedavi edilmesi zorlaşır.

    Bir ülkenin geleceği mühendislerinin becerisi ile sınırlıdır..!
    Taklitlerimden ve WebKutlu.Com taklitlerinden sakının

  3. #19
    By.Kutlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Çevrim Dışı Patron
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    8.104
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Cilt hastalıkları

    Pityriasis Rosea (Gül Hastalığı)

    Pityriasis rosea her yaşta görülebilen, fakat sıklıkla 10-35 yaşlara arasında rastlanılan döküntülü bir deri hastalığıdır. Döküntü bir kaç hafta veya yıl sürebilir. Genellikle hastalık kalıcı bir iz bırakmaz, fakat esmer kişilerde zaman içinde gerileyen kahve renkli lekeler kalabilir.
    Hastalığın diğer bulguları nelerdir?
    Bu hastalık göğüs veya sırtta geniş pembe bir leke şeklinde başlar. Bu leaaae madalyon belirtisi denir. Sıklıkla bu leke halka şeklini alıp orta kısmı solar, bu nedenle de mantar sanılıp mantar ilaçları uygulanabilir. Bu döküntü mantar enfeksiyonu olmadığı için bu kremler faydalı olmaz. Bir kaç hafta içinde çok sayıda pembe döküntü meydana gelir, hatta bazen yüzlerce döküntü gövde kollar ve bacaklarda görülür. Döküntü boyunda, nadiren yüzde görülebilir. Bu döküntüler madalyon döküntüsünden daha küçüktür ve yine mantar hastalığı ile karıştırılabilirler. Döküntüler ovaldir ve sırtta cam ağacına benzer şekilde dağılırlar. Bazen hastalık çok şiddetli ve yaygın olabilir. Hastaların yarısında kaşıntı vardır, özellikle sıcakta kaşıntı artar.

    Ara sıra halsizlik ve ağrı gibi diğer bulgular görülebilir. Bu döküntü genellikle 6-8 haftada geriler. Fakat bazen daha uzun da sürebilir. Fiziksel aktiviteler ve sıcak banyo döküntüyü arttırabilir. Bazı olgularda döküntü geriledikten bir kaç ay sonra tekrarlayarak bir kaç ay sürebilir.
    Hastalığın nedeni nedir?
    Hastalığın nedeni belli değildir. Sebebi bir bakteri veya mantar enfeksiyonu değildir. Ayrıca bir alerjik reaksiyon da değildir. Herhangi bir iç hastalıkla ilişkisi yoktur.
    Bir virüsün bu döküntüye neden olabileceği düşünülebilir. Diğer viral enfeksiyonlardaki gibi hastada halsizlik ve yorgunluk bulunabilir. Fakat hastalığın virüs enfeksiyonu sonucunda oluştuğu ispatlanmamıştır. Diğer virüs enfeksiyonlarının aksine Pitriasis rozasea kişiden kişiye bulaşmaz.
    Tanı nasıl konulur?
    Tanı dermatolojik muayene ile konulur. Pitriasis rosea genellikle sırtı, boynu, göğsü, karnı ve kol ve bacakların üst bölümünü etkiler. Döküntü farklı kişilerde farklı biçimlerde görülebildiğinden bazen tanıda zorluk çekilebilir. Döküntünün sayısı ve boyutları kişiden kişiye değişir, ara sıra döküntü vücudun farklı alanlarında, örneğin vücudun alt kısmı ve yüzde görülebilir. Gövdede ki mantar enfeksiyonu ile karıştırılabilir. Bazı ilaçlara karşı olan döküntülerde pitriasis roseaya benzeyebilir. Dermatoloji Uzmanınız tanı koymak için bazı kan testleri isteyebilir, gerekirse biyopsi yapabilir.
    Tedavi nasıl yapılır?
    Kaşıntıyı gidermek için ağızdan alınan veya sürülebilen bir takım ilaçlar kullanılabilir. Nemlendirici losyonlar yazılabilir. Sıcak olmayan ılık banyolar yapılması tavsiye edilir. Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.
    Bazen kortizon gibi antienflamatuar tedaviler kaşıntıyı baskılamak için verilebilirler. Hastalar bu hastalığın önemli bir hastalık olmadığı konusunda bilgilendirilmelidir.
    Unutulmamalıdır ki pitriasis rosea sık rastlanılan bir hastalıktır ve genellikle hafif geçirilir. Bir çok hasta tedavi ihtiyacı duymaz.

    Bir ülkenin geleceği mühendislerinin becerisi ile sınırlıdır..!
    Taklitlerimden ve WebKutlu.Com taklitlerinden sakının

  4. #20
    By.Kutlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Çevrim Dışı Patron
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    8.104
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Cevap: Cilt hastalıkları

    Perioral Dermatit

    Perioral dermatit nedir?
    Perioral dermatit daha çok genç kadınlarda görülen bir hastalıktır. Nadiren çocuklar ve erkekler de etkilenebilir. Perioral ağız etrafını, dermatit ise derideki döküntüyü ve tahrişini tarif etmek için kullanılmaktadır. Kırmızı döküntüye ek olarak kırmızı kabarcıklar, sivilce benzeri oluşumlar ve soyulma görülebilir. Bazen sivilce benzeri bulgular daha ön plandadır ve hastalık akne (sivilce) zannedilebilir. En çok etkilenen alan burun kenarlarından aşağı inen çizgi arasında kalan dudak üstü ve çenedir. Dudakla hastalıklı alan arasında sağlıklı bir deri kalır. Nadiren burun, gözler ve yanaklar etkilenebilir. Bazen hafif kaşıntı ve yanma bulunabilir.
    Hastalık ne kadar sürer?
    Hastalık tedavi edilmezse aylarca, yıllarca sürer. Hatta tedavi edilse bile hastalık tekrar edebilir, fakat başarılı bir tedaviden sonra genellikle tekrarlama görülmez.
    Perioral dermatitin nedeni nedir?
    Perioral dermatitin kesin nedeni belli değildir. Fakat bazı dermatologlara göre bu hastalık rozasea veya güneşle çoğalan seboreik dermatitin bir formudur.Yüze uygulanan kuvvetli kortizonlu kremler perioral dermatite neden olabilirler. Perioral dermatitte kortizonlu kremler başta iyi gelir, fakat kesildiklerinde hemen sonra tekrar ederler. Bazı nemlendiriciler, makyaj malzemeleri ve diş ürünleri kısmi olarak hastalığı etkileyebilir.
    Perioral dermatitten korunulabilir mi?
    Perioral dermatitten korunmanın garantili bir yolu yoktur. Fakat kuvvetli kortizonlu kremlerin yüze uygulanmasından kaçınılmalıdır. Doktorunuzun önerdiği güneşten koruyucu, kozmetik ve nemlendiricileri kullanın. Floridli antitartar özelliği bulunan ve tarçın aromalı diş macunu kullanmaktan kaçınılmalıdır.
    Tanı koymak için laboratuar testlerine gerek var mıdır?
    Çoğu zaman testlere gerek yoktur. Dermatoloji Uzmanı muayene ederek tanıyı koyar. Bazen biyopsi gerekebilir.
    Bu hastalık nasıl tedavi edilir?
    Ağızdan tetrasiklin içeren hapların verilmesi en yaygın tedavi seçeneğidir. Tekrarlardan korunmak için tedavi bir kaç ay sürmelidir. Hafif olgularda ve hamile bayanlarda antibiyotikli kremler kullanılabilir. Doktorunuz antibiyotikler etkili olana kadar kısa süreli kortizon tedavisi de verebilir.
    Tedaviden ne beklenmelidir?
    Hastaların çoğu ağızdan alınan antibiyotik tedavisi ile 2 ay içinde iyileşir. Eğer tedavide kortizonlu kremler kullanılırsa bu kremler kesilince hafif bir alevlenme olabilir. Eğer antibiyotik tedavisi erken kesilirse hastalık tekrarlar.

    Bir ülkenin geleceği mühendislerinin becerisi ile sınırlıdır..!
    Taklitlerimden ve WebKutlu.Com taklitlerinden sakının

   Benzer Konular
  1. cilt yapısı ve yara iyileşmesi - Sağlık Bilgisi

    By By.Kutlu in forum Sağlıklı Yaşam
    Cevaplar: 1
  2. Cevaplar: 0
  3. Tırnaklar ve Tırnak Hastalıkları - Sağlık Bilgisi

    By By.Kutlu in forum Sağlıklı Yaşam
    Cevaplar: 0
  4. Ayakların Mantar Hastalıkları - Sağlık Bilgisi

    By By.Kutlu in forum Sağlıklı Yaşam
    Cevaplar: 0
  5. Cilt Güzelleştirme

    By By.Kutlu in forum Photoshop Görsel Anlatımlar
    Cevaplar: 0